Sayı 9

YENİ DÜNYA’NIN BASTIRILMIŞ GERÇEKLERİNE ALTERNATİFLER

Geleneklerine bağlı bir dijital çağ içerisinde ilerleyen hayatımızda hiçbir
etkileşim yeni bir yola çıkaramıyor bizi. Bunun birçok nedeni var. Fakat
en belirgin ve güçlü nedeni, değişime kapalı, otonom düşünsel hayatlarımızdır
ki buraya Kant’ın şu sözü hem destek hem ikaz mahiyetinde eleştiri
olur: “Kendi aklınla düşünmeye cesaret et!”

Sosyal medya ve sanal ortamlarda edinilen arkadaşlıkların sosyal hayatı
sekteye uğrattığını iddia etmek yersiz olabilir. Klavye vasıtasıyla vicdan
tatmini ve ahlak bekçiliği yapanları da eleştirmeyeceğiz. İlgimizi çeken
görsel ve işitsel gönderileri yakın dostlarımıza göndereceğiz, paylaşımımızı
artıracağız ve evet biz de dilimizi etkisi altına alan evrensel kırma teknoloji
dilinin, yozlaştırılmış bir toplum yaratma isteği olduğunu biliyoruz ve buna
karşı durmamız gerektiğini en az sizin kadar savunacağız. Çünkü milli
savunma hissi bunu emreder.

Doğru ile gerçeğin aynı noktada buluşmasının bir anlam ifade etmemeye
başladığı yeni dünya düzeninde kendimize biçtiğimiz roller, belirlenen
hedefler doğrultusunda uygulanmaya çalışılırken “özgürlük” demodesinin
sıktığı boğazımızdan çıkan üç beş sessiz kelime ile kendi doğrularımızı
üretiyoruz. Güven duygusu artık ütopik bir eylem olma yolunda ilerliyor.
Olsun, geleneklerimize olan güçlü bağımız buna da bir çözüm üretecektir.
Şimdi daha özgürüz.

SİN EDEBİYAT